Yazar arşivleri: Bora M. Alper

Ne İstiyorum

Minecraft’ı ilk oynadığım zamanlar oyunda herhangi bir görevin olmadığını anladığım anda yaşadığım sanal varoluşsal krizi, başka insanların önümüze koyduğu hedeflerin suniliğini fark etmemle birlikte kendi hayatımda da yaşamaya başladım.

Dilijan’a ilk geldiğimizde, buradan giderken bize geri verilmek üzere, bir mektup yazmamız istenmişti. Ne yazdığımı hala hatırlıyorum; adam olmayı istemiştim, kendimi aşmayı, daha güçlü, kendi ayakları üzerinde duran biri olmayı. Klişe belki, bayağı hatta, ancak fark ettim ki “mutlu olmayı dilemek” de bir o kadar kilişe, ve eğer sizi neyin mutlu edeceğini bilmiyorsanız, nasıl mutlu olacağınızı da bilmiyorsunuz; ve anlamıştım ki kısa dönemli mutluluklardan daha çok istediğim şeyler vardı.

Geriye baktığımda gurur duymak istiyorum. Bir gün öleceğimi bilmek, bana geride bir şeyler bırakmam gerektiğini hissettiriyor. Bir şeyler bırakmak: baktığımda gurur duyacağım; bu benim tasarımım, benim bunda emeğim var diyeceğim, ben ölsem dahi yaşayacak olan, insanlığa katkıda bulunacak bir şey. Dünya ve insan ile sınırlamayalım kendimizi; bu evreni herkes için çok daha iyi, çok daha güzel, çok daha yaşanır bir yer yapmalı. Robotları da katalım buna, hayvanlar da sevinsin, ve bitkiler de nasiplenebilir belki. Uzayı keşfeden bir astronota yardım edebilmek örneğin. Ya da ne bileyim, bir insanın acısını dindirebilmek, bir çocuğu hayrete düşürebilmek de olabilir.

Bir de seviyorsam eğer, ve seviliyorsam, daha da başka bir isteğim yok buradan.

onlar bizi itham ediyor

—vay canına ne dersin çavuş
işte bizim şahin büsbütün harab olmuş
dokunma dağılmasın dağılmasın kanatlarıdokunma sızlıyor yaram sızlıyor kalbim
—nokta demiş maceramız bitmişti
iki yıl önce bugün hatırlar mısın teğmen’im
biz nasıl yere gitmiştik yer nasıl bize gelmişti
—vay canına tütünüm tükenmiş pipom sönmüş
koca şahin seninle yıldızları gezmiştik
neyleyim kanadın kırılmış biz yıldız olmuşuz
söyleşir dururuz onlar da bir günmüş
ölüm ölüm dedikleri işte bu ölümmüş

—sen nesin kuş musun yavrum kuş musun
sen nesin yavrum bulutlarda mı doğmuşsun
uç desem uçar mısın mavilik çeker mi seni
ben babanım hercai gözlü çavuş
dünyadan uçtuğum gün sen dünyaya uçmuşsun
—vay canına görüyorum görüyorum herşeyini
sevgilim kerhânede çırılçıplak soyunmuş
ona sözüm vardı sözlerimi tutamadım
öldüm çavuş öldüm ama unutamadım

—biz kuştuk yıldız olduk yıldız yer içeriz
kendimiz yukarda dünyada gözlerimiz
oğlumuz dilenir karımız kirlenmiş bozuluş
—vay canına kahretme beni çavuş
kahretme ok çıkacak yayından

günahım ne yetişmez mi bir defa öldüğüm
—yeryüzüne baktım insanları telâş içinde gördüm
felâketler herkesi bıktırmış canından
aydınlıkta inhtikâr aydınlıkta fuhuş
geçilmiyor kandan geçilmiyor gözyaşından

—vay canına bunun için mi dövüştük çavuş
yine ağlar geriyor gümüş örümcekler
yine örümcekler için insanlar ölecekler
—demek ki teğmenim biz kuştuk yıldız olduk
—demek ki çavuş kızımız karımız
—demek ki insanlar demek ki dünya
—vay canına silâhım nerde çabuk
bitmemiş anlaşıldı bitmemiş maceramız
işte şahin hazır haydi bin uçalım
dünyayı çavuş dünyayı kurtaralım

 

Attilla İlhan, Bütün Şiirleri: 1, Duvar, Bilgi Yayınevi, 7. Basım, Kasım 1993

Refik Durbaş’ın BirGün’ün 24 Aralık 2015 sayısında kendi köşesinde “Başka nüshası yok!” başlığıyla anlattığı anısının sonunda yer alan ve hiç değilse de çok nüshası olmayan bu şiir kaybolup gitsin istemedim.
Okumaya devam et

UWC Dilijan’da İlk Hafta

On aylık bir sürecin sonunda nihayet kavuştuğum okulumda ilk haftam geçmiş bile. UWC‘ye ve başvuru sürecine değinmeden UWC Dilijan‘da geçirdiğim ilk hafta ve ilk izlenimlerimi anlatmak istiyorum. Umarım buraya gelecek olanlara bir yardımım olur, bu arada ben de içimi dökerim. :)
Okumaya devam et

ZyXEL VMG3312-B10B Modeminde TR-069 Protokolünü Kapatmak

İnternet servis sağlayıcılarının (kısaltma: İSS, örnek: TTNET) modeminizi uzaktan yönetebilmesi için tasarlanmış olan TR-069 protokolünün ZyXEL’in VMG3312-B10B modemi için nasıl kapatılacağını anlatacağım.

Neden?

Nasıl yapılacağına başlamadan önce, bu protokolü neden kapatmak isteyebileceğinize değinelim. Bu protokol, İSS’lerin modeme uzaktan erişim sağlayarak ilk kurulumdaki ayarların otomatikman yapılması ve gelecekteki gerekli durumlarda modeme uzaktan müdahale edilmesine olanak sağlar. Diğer bir deyişle, iyi amaçlarla kullanılması umulan bir backdoor‘dur. Elbette İSS’iniz modeminize yalnızca kendisi erişebilecek şekilde gerekli güvenlik önlemlerini alır, ancak bizi internet servis sağlayıcımızdan kim koruyacaktır?

Şüphelerimizi haklı çıkarırcasına, TTNET’in verdiği mevzubahis modemde bu protokolü kapatmamız engellenmiştir. Ben de, nedeni her ne olursa olsun, sahip olduğumuz cihaz üzerinde istediğimiz değişiklikleri yapabilmemiz gerektiğine inanıyorum (bakınız: Legal status of jailbreaking).
Okumaya devam et

Python’un Sihirli Metodları

Çeviriye Giriş

Merhaba,

Python’ın en önemli özelliklerinden biri olan sihirli metodlar (ing: magic methods), ne yazık ki ne resmi belgelerde, ne de diğer kaynaklarda gereğince anlatılmamış. Konuyla ilgili kaynakları araştırdığım sırada karşıma çıkan Rafe Kettler’ın yazısı, hem kapsamlı oluşu hem de akıcılığıyla oldukça işime yaradı. Sizlerin de işine yaracağını umarak, Türkçe’ye çevirmeye karar verdim.

Çeviri sırasında bazı eklemeler ve çıkarmalarda bulundum, bazı yerleri de düzenledim. Daha rahat oknabilmesi için bazı cümleleri çevirirken değiştirdim. Asıl olarak Python 2 için yazılmış olan metinin, Python 3’teki farklılıklarını da yazdım.

Türkçe terimlerin yanına İngilizce asıllarını da belirttim; ancak ne yazık ki bazı İnglizce kelimelerin Türkçe karşılığı tam olarak yok (benim cahilliğimse düzeltmekten çekinmeyiniz) varsa da bize İngilizcesinden bile daha yabancı! Bu yüzden bazı kelimelerin İngilizcesini kullanmak zorunda kaldım. Ne demişler, galat-ı meşhur, lügat-ı fasihten evlâdır.

İşinize yaraması dileğiyle, Mert Bora Alper

Okumaya devam et

Bir Şifrepunk’ın Bildirisi

Elektronik çağda açık bir toplum için mahremiyet şarttır. Mahremiyet, bir şeyleri gizleyip saklamak demek değildir. Birinin, bütün dünyanın bilmesini istemediği bir şey mahremdir; ancak sakladığımız şeyleri hiç kimsenin bilmesini istemeyiz. Mahremiyet, birinin kendi iradesiyle kendisini dünyaya ifşa etme hakkıdır.

Okumaya devam et