Refik Durbaş’ın BirGün’ün 24 Aralık 2015 sayısında kendi köşesinde “Başka nüshası yok!” başlığıyla anlattığı anısının sonunda yer alan ve hiç değilse de çok nüshası olmayan bu şiir kaybolup gitsin istemedim.

Şiiri aynen dakitolada yazıldığı gibi göstermek adına bazı yerlerde kasten çift boşluk kullanımı ya da son dizedeki gibi kelimeyi bölme yoluna gittim, bunlar yazım hataları değildir.

       AYRILIK
Dönerim eve
Dolaşır içerde  yok biri
Neler neler dinlerim küçücük görüntülerden
Birdenbire gözlerim kamaşır
Daha da güzelleşir yok biri.

Bu bardağı tutmuştu ak
Kaç karanlıkta
Parmaklarının tadıyla duymuştu bu camlar
Kaç sevincini güneşin
Anımsıyor musun yok biri

İlkin avuç içine sığar ayrılık
Yerler gökler dolusudur sonra
Hayır benimki böylesi değil
Ben uzaklardayım
Burdadır yok biri

Özel gerçeğini yaşar o
Basılmış
Bitmemiş basılmamış
Yazıların hepsinde ellerime değer
Yok biri

Giderken bütün yansımalarını götürse ya,götürmez
İğne ucunda kalan kokusu yaprak açar
                  doldurur içimi dal budak
Öylesinde büyür ki özlem
Bin göz kımıldanır tavanda duvarlarda
Bakış ır benimle yok biri.

                                18.2.1995
                      F.H.DAGLARCA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir